Sıkma Dişini
Bu gününü güzelleştirmeyenler geleceğini de güzelleştiremez. Konuyu daha iyi anlatabilmek için birkaç örnek hazırladım. Şehrin gürültüsünden uzakta, bir derenin kıyısında saklı, küçük ve şirin bir köy hayal edin. Henüz modern dünyanın telaşı ulaşmamış, doğası bozulmamış ve insanlığın sıcaklığını yitirmemiş bir yer olsun. Şehirden köye doğru bir yolculuğa çıkalım zihnimizde. Şehirden uzaklaştıkça, trafiğin uğultusu yerini sessizliğe bırakır, beton binaların yerini yemyeşil ağaçlar alır. Yol boyunca derelerin huzur veren sesi, yabani hayvanların ürkek bakışları ve kuşların neşeli cıvıltıları eşlik eder bize. Nihayet, köyün kendine özgü mimarisiyle inşa edilmiş evleri belirir ufukta. Horozların ilk ışıklarla yankılanan sesi, çocukların kahkahaları, eşeğin içten anırması ve toprağın kokusuyla karışan tezek kokusu karşılar bizi. Yolu güzel olan yerin kendisi de güzeldir. Şimdi de tam tersini hayal edelim: Köyden şehire doğru bir yolculuk. Şehire yaklaştıkça, doğanın o büyüleyici...