Kayıtlar

İlk Beraatimiz.

Resim
Dün benim için özel bir gündü. Eylemime desteğe gelen arkadaşlarımı görünce korkan egemenler hakkımızda gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefetten açtırdıkları davanın ikinci duruşması vardı. Bizi iki avukat savunacaktı.  Haziran hareketinden Ercan ve  Nuriye ile Semih' in de  avukatı halkın hukuk bürosu avukatlarından Engin Gökoğlu' ydu. Ercan, eylemimin ve destekçilerimin suç işlemediğini belirten örnek yargıtay kararlarını geçen hafta dosyaya sunmuştu. Adalet biraz bile varsa Ceza almayacağımızı söylemişti. Bodrumdaki sivil toplum kuruluşlarından ve siyasi parti temsilcilerinden yaklaşık yirmi dostumuz geldi. Duruşma salonuna hep birlikte girdik. Dostlarımızın bazıları ayakta dinledi.  Kamer Fatma ve ben sanık kürsüsüne geldik. Hepimiz için ilkti. Umarım son olur. Kürsü dar yanyana dursak mubaşirin yolunu kapatıyoruz arka arkaya dursak komik olacağız. Fatma ve Kamer uzun süre duramıyorlar. Hareket edip ara sıra fısıldasıyorlar. Duruşmadan sonra bana sen nasıl kımıl...

Adalet Var mı?

Resim
  Dün bir anket yaptım. Halkımız "Adalet var mı?" sorusuna el yazıları ile cevap verdiler. % 100 yok çıktı. Polis de beni götürüp 227 lira para cezası keserek "Yok" yazdı. Polisin biri soruyor "başkaları çıkmıyor sen niye meydana çıkıyorsun? En cesur sen misin?" "Hayır ben onlardan daha korkak olduğum için çıkıyorum." dedim.  

Adalet Arıyorum Gördünüz mü?

"İşimi, Ögrencilerimi İstiyorum." Dövizi iyi de eksik. Üğradığımız haksızlığı en yalın olarak anlatmaya çalışıyoruz. Okuyanlar işten atılan bir öğretmen olduğumuzu anlıyor da hukuksuzca atıldığımızı anlamıyor. Suçlu biri de bu sloganı yazabilir. Bizi yargılamadan attılar diyoruz ya yargılasalar da adalet olmadığına göre sonuç değişmez. Bizi geri döndürseler de AKP üyesi avukatların hakim yapıldığı adil kararlar veren savcı hakimlerin tutuklandığı, ihraç edildiği, baskı altına alınmış, bir hukuk düzeninde yine atarlar. Bu düşünce ile dünkü sloganım Adalet Arıyorum Gördünüz mü'ydü. Ramazan hocam, Levent, Yüksel hocam, Reşat ve Murat desteğe geldiler. İlgi iyiydi. Turistlerden de ilgilenenler oldu. Geçenler kırk senedir arıyorum ben bulamadım diyordu. Bulursam paylaşırım diyenler vardı. Polis gelmedi. Tokattan sonra cumartesi de gelmediler. Pazarları istirahat ediyorum. Gelirseniz bu günlerde 19:00 gibi çıkıyorum.

Var mı Bana Yan Bakan Uleeeyn?

Yüksel den destek geldi. Varmı bana yan bakan? Portakal gazı, plastik mermisi, kalkanı, kelepçesi, işkencesi hükümetin olsun. Veli 'si, Esra' sı,  Acun' u, Nazifesi, benim arkamda olsun. Varmı bana yan bakan uleeeyn! Yakın zamanda tanıştığım yirmi yıllık dostlarım Ankara Yüksel' den destek açıklaması yaptılar. Çok duygulandım. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=310168892742860&id=282012705558479 Ayrıca Fransadan Doğan Düzgün de haber yaptı. http://www.doganpresse.org/haber-detayi?i_id=1080

Bu Günde İşsizim

Resim
İşsizliğim Devam Ediyor. Hukuksuzluk da Adaletsizlik de öyle. Adaletin yok olduğunu bana yapılanlardan biliyorum ama varmış gibi davranmaya devam etmek zorundayım. Adaletsizlikle karşılaşınca da ilk kez karşılaşmış gibi şaşıracak, teşhir edecek ve yeniden adalete başvuracağım. Bu gün klasik döviz ile alandaydım yine. Dün tokat atan polisler yoktu. Gelmediler. Kanunlar her gün var. AKP istediğinde uygular istediğinde uygulamaz.

Dün Umutla Başladı Sıkıntıyla Bitti

Resim
Müdür Okula Almadı Dün karne günüydü. AKP öğrencilerime karne vermeme engel oldu ama onlara verdiğim sözü yerine getirmek için okula gidecektim. Sabah okul pantolonumu ve gömleğimi giydim. Sanki hiç atılmamışım gibi hazırlandım. 1. Sınıf öğrencilerime okumaya geçtiklerinde kızılderililer gibi tüy takacaktım. Hepsi okumaya geçmiş. İlk dört harfi ben öğrettim. Tüyleri lastik bantları terzide terziy birlikte hazırladık. Terziye hikayemi anlattım. Duygulandı. O da hınçla öfkeyle dolu. Bizi atanlar turizmi de bitirdiğinden diğer esnaflar gibi onunda işi bozuk. Sonra işbankasının çocuklara karne gününde kitap hediye ettiğini bildiğimden güvenlik görevlisine öğrencilerime vermek için kitap almak istediğimi söyledim 25 kitap aldım. Okul kapısına geldim. Parmaklıklı bir kapı. Hapishane kapıları gibi. Güvenlik kapıda durup iceri giremeyeceğimi söyledi. Müdürü telefonla aradım. Uzun çaldırdım açmadı. Mesaj yazdım "öğrencilere kitap dağıtacağım." Hemen aradı baskı ve sıkıntı olduğun...

Dünlük (Kadınlar Umut Verdi.)

Resim
Dün yaşadıklarımız, doksanlı yıllarda Diyarbakır' da yaşayan bir arkadaşımın anlattıklarını hatırlattı. Birbirlerini tanımayan insanlar gözaltına alınmaya çalışılan birini görünce örgütlenmiş gibi koşup yapışıp kurtarıyormuş vatandaşı polisin elinden. Benzer bir durum dün de yaşandı. Siviller geldiğinde tesadüfen geçen iki kadın tepki gösterdi. Polisler "biz polisiz dağılın" dediler kadınlar korkmadan konuşmaya devam ettiler. Polislerden biri sert bir üslupla konuşuyordu. Emekli ögretmen bir kadın "Biz size nasıl güveneceğiz?" dedi. Kızgın olan," Açarsın mahkemeni savunursun hakkını böyle olmaz" gibi bir ifade kullandı. Belli ki işten atılanların mahkemeye çıkma haklarının olmadığını bilmiyor. Ona hangi mahkemeye açayım dedim. İdare mahkemesine dedi. İdare mahkemelerinin KHK ile atılanların davalarını bakmadığını bilmiyor musun? dedim. "Bakıyo bakıyo ben daha önce açtım dava, kaybettim ayrı konu" dedi. Memur bir kadın "Bu gerginlik böy...