Kayıtlar

Korkunun Büyüğü Hükümette

Dün Muğla' ya Akademisyen Gözde Hocam ve oğlu Çınar' ı Kızım Sıla, kardeşim Özlem, öğretmen arkadaşlarım Hülya ve Ramazan Hoca ile birlikte ziyarete gittik. Muğla girişinde polisler durdurdu. Normal bir kontrol değildi. Kamera çekimi yapmaya başladılar.  Beş on polis aracımızı sardı. Kenara çekmemizi ve araçtan inmemizi istediler. Neden dedim. Sözcü olan, "Rutin kontrol" dedi. "Diğer araçlar geçiyor ama." dedim. "Yorulduk da ondan izin verdik." dedi. İndik. "Arama kararı var aracınızı arıycaz." dediler. "Neden" dedim. "İhbar var." dediler. Aracı didiklediler. Üstümüzü aradılar. Yol kenarından topladığımız papatyalar, laler ve çocuklara aldığımız hediyeler dışında bi şey bulamadılar. Meğer Cumhurbaşkanı ve başbakan Muğla ya gelecekmiş. Bir ihbarcı protesto edeceğimi ihbar etmiş. Bu ihtimalle iki saat yol kenarında bekletildik.  Gözde ve Zeynep hocalar sendikaya haber vermişler. Burhan hocam bekletildiğimiz yere geldi. ...

Balon eylemi

Resim
Kocaman bir helyum balonunu (yaklaşık bir metreküp) strafor dövize bağladım. Dövizin her iki yüzüne "İşimi öğrencilerimi istiyorum." yazdım halkın İlgisini görmeliydiniz. Emirle suç işleyenler yaklaşık kırk dakika sonra geldi ama ipi bıraktım. Tutamadılar. Şu anda Nasa okuyor. Cezayı kestiler. Yanıma gelip konuşan bir genci de gözdağı vermek için karakola getirip gbt yaptıktan sonra bıraktılar. Tutanağa şöyle yazmışlar. Şahıs biz geldiğimiz anda ipi bırakınca delil elde etme şansımız olamadı.

Faşist Provakasyon

Bu gün faşist provakasyona uğradım. Elimde gitarım üstümde KESK in "işimi ekmeğimi istiyorum" önlüğü ağzımda "Bodrum meydanında oturuyorum yitirdiğim öğrencilerimi aman aranıyorum" türküsü vardı. Bir dörtlük okudum  okumadım yanıma bir motosiklet yanaştı. Kızgın kırkbeş yaşlarında tamirci olduğu belli olan biri bağıra çağıra konuşuyordu. Kalk git burdan dedi. Kalkmadım.ihraç mısın sen nereden ihraç oldun! Kalk git buradan! İşini istiyosan mahkemeye başvur! Diyordu. Ben de ona cevap verdim. Konuşurken bir ara yanıma oturdu. Yine kalktı. Çevremde gezindi. Her an saldiracak gibi hareketler yaptı. Yaklaşık iki üç dakika sürdü. Sonra resmi Polisler geldi beni ceza yazmaya götürdüler. Onu da serbest bıraktılar. Onu neden serbest bıraktınız dedim. Uzaklaştırdık ya dediler. Polislere bu işte polisin parmağı vardır dedim. Haberimiz yok dediler gizlinin de gizlisi var dedim. Ülkemizde  faşist saldırıya uğramanın da cezası var elbet. Kabahatlerden 227 lira para cezası kestiler...

Dünlük (Muğla Kesk Eylemi)

Resim
Bu gün Kesk olarak Nuriye ve Semih' in serbest bırakılması, ihraclarin işe iade edilmesi, Ohalin kaldirilmasi ve KHK larin iptal edilmesi için tüm şubelerde basın açıklamaları yapılacaktı. Bodrum' da da yaptık. Halk desteği iyiydi. Polis gelmedi. Giderken dövizi alana bıraktım.

Vuelta a los estudiantes de mi datos de empleo!

Resim
"Vuelta a los estudiantes de mi datos de empleo! " İspanyolca. Estudiantes student demek. Yani öğrenci İle ilgili bi sözcük. Polise de böyle anlattı Engin.  Bu gün gecen dönem Aydin Eğitim Sen Şube başkanı  Ali Gün ve Bodrum dan Levent Öncel desteğe geldiler. Karanlığa doğru bir  polis çıktı ortaya. Engin in fotoğrafını çekerken Engin zafer işareti yapıp gülümsedi. Polis kızdı. Seni çekmiyorum yazıyı çeki yorum dedi. Sonra Engin i yürüyerek Kalenin yanindaki güvenlik büroya götürdü. Engin hiç direnmedi. Büroda ayakta beklettiler. Polis: google çeviriden mi yazdin? Yoksa İspanyol bir arkadaşın mi var? Engin: Google dan. Polis: Ama çeviri her defasinda farklı oluyor. Engin: Evet de ortadaki Estudiantes ten anlaşılıyor. Hastaneye götürmek istemediler. Ceza kağıdını verdiler. Alırken Engin: sanık hakları gereği hastaneye götürmeniz gerekiyor. Belki bana işkence yaparsiniz ve kimse bilmez Polisler: biz hiç sana kötü davrandik mı? Engin: Mahmut tokat attı. Polis...

Dünlük (İtalyanca)

Resim
İtalyan turist yok. Galiba İtalyan cumhurbaşkanlarından birinin söylediği doğru. " Dünyanın neresine giderseniz gidin İtalyan turist bulamazsınız. Dünyanın en güzel yeri İtalya' dır da ondan." Hem Akp betonu ülkesine niye gelsinler ki? Benim için ise İtalyanca gibi yabancı dillerde yazmamın şöyle bir faydası var. İtalyan sa zaten gelip konuşuyor. (Bu gün hiç gelen olmadı.) İtalya dışında n ise edebi İngilizcem ile açıklıyorum. Türk ise, ki en çok Türklerde işe yarıyor merak edip soruyorlar. Araçlarin içindeki merakla bakanlar için arkasindaki anlamını çevirdim. Polisler yoktu. Onlar hikayemin komik kahramanıdır. Geldiğimi görmediler herhalde.

Ankaradayım

Resim
Ankaradayım. Nuriyeler yaşasın diye. Ankaradayım. İşime döneyim diye. Ankaradayım. Düşüncesizler işten atılmasın diye.    Uzun zamandır yazmıyorum. Keyifli yada heyecanlı değilsem yazmak işkence. Merak etmeyin direnişi bırakmadım. Bu arada neler oldu neler. Ankarada direnenelere desteğe de gittim. Bodrum' da meydana da çıktım. Bodrum' daki direnişim için "Meydana çıkmak" ifadesi daha uygun geliyor. İyi bir iş çıkarıyor muyum bilmiyorum ama kaleye şut çekiyorum. En doğru en iyi şutu atıyor muyum belli değil. Sadece şut atmaya devam ediyorum. Kendimi, dünyanın bütün diktatörlerini barışçıl yollarla devirecek güçte hissediyorum. Ancak böyle söylemenin faydası yok. Bazı sloganlar da anlamsız geliyor. Mesela tek başıma yada iki üç kişiyle "Direne direne kazanacağız!" Yada tek başıma Bodrum' da "Faşizme karşı omuz omuza!" desem olur mu?      Kaleye şut atmaya gelince. Maçda bir adaletsizlik var. Ülkede adalet olmadığını düşünen bütün insanlar bi...