Kayıtlar

Körekten Kukla

Resim
Körek, kürek değil. Bodrumlular öyle söyler. Körek. Güzel çicek açıp iki üç metre uzayan gövdesi kuruduğunda hafif bir sopaya dönüşen bir bitki. Körek mantarı duymuşuzdur. Köreğin sopası hafif olduğundan kukla yapımında iyi oluyor. Kukla ve manken kullanmak çok hoşuma gidiyor. Görenlere, polisten ve gözaltına alınmaktan korkan fakat  direnmekten vazgeçmeyen bir düşünce göstermeyi amaçlıyorum. Ayrıca Faşizm cansız manken ve kuklaları gözaltına alarak gülünç duruma düşüyor.  Hükümet korkudan bir kuklayı bile gözaltına alıyor.  Aklım sürekli direnişıme çalışıyor. Çöpün kenarına bırakılmış bi buzdolabı kolisi, düz bi tahta, tepede kurumuş körekler gibi ücretsiz edinebileciğim uygun materyalleri direnişte kullanıyorum.  Ve  sürekli yeni dövizler düşünüyorum. Döviz üretmeyi, haksızlığı bir iki cümlede anlatabilme sanatı olarak adlandırabiliriz. Direniş insanlık kadar eskidir. Benim direnişim örneklediğim ve örnek olduğum direnişlerin arasında bir yerde. Kızımı okula b...

Masumları Suçlamayın Hükümete Benzemeyin

Resim
SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM  MASUMLARI SUÇLAMAYIN HÜKÜMETE BENZEMEYİN!

Osman Gürün ile Görüşmemiz

Resim
Üç yıldır açlığa mahkumluğumuz sürüyor. Daha hangi sebepten işimin gasp edildiğini bile bilmiyorum. Akp hükümetinin Yüz Kırk Bin insana ettiği zulmü muhalif belediyeler de biliyor ama yardım etmediler.  Muğla' dan mağdur edilenlerle güç birliği oluşturmak istedik ancak başarılı olamadık. Sendikamız da Belediye ile görüşemeyince  Akademisyen Gözde Hocam ile birlikte Belediye Başkanıyla görüşmeye karar verdik. Muğla da Belediye Başkanlığına yine Osman Gürün seçildi. Ben de ona oy verdim. Aslında halk bu seçim de chp ye oy vermedi. Akp ye karşı birleşti. Sanırım Osman Gürün bu durumu pek önemsemiyor yada hiç farkında değil.  Umudumuz yoktu ama gitmek gerekliydi. Çünkü Belediyelerin imkanları çoktur isterlerse bize iş verebilirler. Hamit hocamın anlattığı gibi direk alamazlarsa bile taşeron şirketlere alabilir veya herhangi bir işletmeye belediyenin aracılığı ile yerleştirebilirler. Bir hafta bekledikten sonra pazartesi Sabah 10:30 da 15 dakikalığına randevu alabi...

Sendikam Direnişimi Destekledi

Resim
Bu protestoyu altı aydır planlıyordum. Arkadaşlarıma da anlatıp gülmekten kırılıyorduk. Özellikle Emir Ali arkadaşımla çok eğlendik düsündükçe hem güldük hem gelistirdik. Sponsorum Emir Ali dir. Bir gün önceden merak uyandırmak için facebookta paylaşım fikri de ona aittir. Ayrıca fotoğrafçı ve Reklamcı da gülerek büyük indirim yaptı. Malzemeler Uzun zaman evde bekledi. Dolayısıyla yaz mevsiminde olmamıza rağmen fotoğraflar kışlık kıyafetli kaldı. Reklamcıda fiyatı indirmek için arka zemine karton ayarladım. günlerce aradıktan sonra büyük bir buzdolabı kartonu buldum. Öbür gün İhraç can yoldaşım Gözde Özdikmenli ile yapıştırıp kestik. Sekiz saat uğraştık. ertesi gün yani dün  sabah alana çıktım. Gözde fotoğraf ve videoları çekti. Benden beş tane görenler çok güldü. Biz önceden güldüğümüz için eylem günü gülemedik. Görenler ve polis dahil güldü. Umarım fasizmi de gülerek yeneriz. 20 dakika sonra iki emirle suç işleyen geldi. Beni ve manken destekçilerimi karakolun önüne götürdüler. G...

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM HALKIMIZI SEVİN, HÜKÜMETE BENZEMEYİN.

Resim
Dün saat beş sularında protestoya çıktım. Alana giderken çöplerin yanından karton koli alıp geçerdim. Ama üç dört çöp gezmeme rağmen bulamadım. Sonra ozalitçiye uğradım. Artık kağıt aldım. Ozalitçi ücret almadı. Zaten hiç almıyor ki. Ev koli bantıyla dolu ama çantama koymamışım. Kırtasiyeye uğradım. Onlar da hep indirim yapıyor. İndirim yaptıklarını da söylemiyolar. Örneğin üç lira ödüyorum. Yolda etikete bakıyorum beş lira yazıyor. Sonra dövizi yazmak için belediyenin yakınindaki bir alana geldim. Burası protestoma hazırlık alanıdır. Gölge ve sakin. Yerdeki ağaç yapraklarını ayağımla temizlerken "Abi , Abi" diyen bi ses duydum. Önce sesi duymazdan geldim. Zira böyle seslenişler genelde"Ne olur burda yazma abiyle " devam ediyor. Ses yine geldi. Daha yükselmişti. Baktım ki benden yaşça  daha büyük bi adam elindeki süpürgeyi kaldırıp "Bununla süpür dedi." Çok duygulandım. Kovulmaya hazırlanırken yardıma uğradım. Kağıt ücretsiz Bant indirimli,  Alan süpürgeli...

İŞİMİ GERİ İSTİYORUM YAV!

Resim
Bisikletle karton kolilerin atıldığı çöpe geldim. Kolilerden uygun olanını çabucak seçtim. Çabuk seçmeye çalışıyorum çünkü hala çöpü karıştırmaktan utanıyorum. Şimdilik döviz için karıştırıyorum. Sanırım yakında yiyecek için de karıştırmam gerekecek. Seçtiğim koliyi bisikletin pedalına yerleştirdim. Meraklı gözlerin içine bakmadan çay ocağına geldim. Burası  çalışırken  okuldan çıktıktan sonra dinlenmek icin uğradığım çay ocağı. Çayı hem taze hem fiyatı uygun. Dövizi yazacağım cümleye göre kesip hazırladım. Çaycı  yazıyı okuyunca gülümseyip "Mücadeleye devam hocam ha?" dedi. "Ne yapayım ara sıra çıkıyorum." dedim. Bisikleti oraya bırakıp dövizimle alana geldim. Alana ve oturduğum yere şöyle bi baktım da. Alanın dili olsa da konuşsa. Gözde Hocam bir defasında alanı konuşturan bir öykü yazmıştı. Alan beni görünce heyecanlanıp mutlu oluyordu. Ben de onu görünce heyecanlanıyorum. Direnmek heyecanlı bi şey. Gerçi benimki pek güçlü direniş sayılmaz. Neyse oturup beklemeye...

Bugün okuluma gittim.

Bu gün okuluma gittim.(Öğrencilerimden, öğretmen arkadaşlarımdan ve okulumdan iki buçuk yıldır koparılmış durumdayım.) Öğretmen arkadaşlar ilgi ile karşıladılar. Tarafıma yapılan haksızlıktan dolayı üzgün olduklarını, biran önce dönmemi beklediklerini anlattılar. Babamın ürettiği baldan satın aldılar. Çay, kahve ikram ettiler. Ülkenin durumundan kaygılandıklarını belirttiler. Yorgun görünüyorlardı. Nasıl yorulmasınlarki. Bütün yük öğretmenin sırtında. Hükümet insan yetiştirmek istemiyor. Yarış atı gibi koşan sorgulamayan inanan ve biat eden bireyler yetiştirmek istiyor. Hukuki durumum hakkında bilgi aldılar. Onlara "Hükümeti dava ettiğimizi, davalarımızı idare mahkemelerine almadıklarını, AHİM e gittiğini, AHİM in hükümete komisyon kurdurduğunu, komisyonun yavaş çalıstığını ve tarafıma henüz sıra gelmediğini anlattım. Komisyonun belli bir sırayla mı baktığını sordular. Sırayla bakmadığını ve hiç güvenmediğimi söyledim. Müdür de benimle tokalaştı. Kendisinin akıllı oğlu Burak '...